Afrika Sağlık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi

Genel Cerrahi Kliniğimizden Op. Dr. Cengiz Madenci’nin "Taveo" kitabına öğrencilerimizin yorumları

08.01.2020

Bir anne, bir çocuk ve bir grup doktor… Afrika’da başlayıp İstanbul’da devam eden bir macera. Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinden Op. Dr. Cengiz Madenci, Ugandalı bir çocuğun hikayesini kaleme aldı. İşte kitabı okuyan tıp fakültesi öğrencilerimizden bazılarının kitap hakkındaki yorumları:

                                                 

    

     Taveo tek solukta merakla okuduğum tek kitap diyebilirim. Sahip olduklarımın farkına varmam ve bunlara şükretmem gerektiğini bana hatırlattı. Taveo Afrikalı çocuklardan sadece biriydi, Taveo gibi kim bilir kaç çocuk, kaç hasta vardı insanların unuttuğu ya da unutmak istediği şehirlerde. Cengiz hocamız sayesinde günün birinde oralara gidip Taveo gibi çocukların hayatına dokunmak istediğimi fark ettim. Elinize, yüreğinize sağlık hocam.

Müge Arıcan, Dönem 4

    

     Taveo, Afrika’nın kanayan göz damlalarından biriydi sadece, akan binlerce gözyaşı arasından. Cengiz Madenci’nin kalemiyle çizilen küçük bir hatıra parçasıydı, zamanı küçük olan ama yeri bütün gönülleri kaplayan, TAVEO. Vardı elbette satıra alınmış her bir cümlenin altında dolu binlerce sırrı kitabında, kanayan Afrika’dan ibaret değildi onca dökülen kelimeler oysa… Bugün Afrika’ydı yarın başka bir kıtada, yardıma muhtaç eller oldukça, Rabbim gönderecektir onlarca İsmail Hoca mutlaka. İsmail Hocam, siz ki gösterdiniz atılan dikişlerin sadece bedeni onarmadığını, çünkü beden değildi ki sadece sızdıran yarasını. Taveo’nun annesi misali, nice gönül yaralarıydı ellerinizle dikilen. Allah’ım, sen merhamet tecelline kavuşturursun kullarını elbet, bir gün İsmail ile olur bir gün Muhammet. Sen ki başımızdan eksik eyleme böyle hocaları hep. Zulmün karanlığında açsın Cengiz ile İsmail’ler hep…

Muhammet Şenkal, Dönem 4

     “Bir grup gönüllü doktorun bilgilerinin zekatını vermek niyetiyle gittiği Uganda’da Taveo’yu yaşatmak için verdikleri mücadeleyi anlatan güzel bir öykü. Bazı kimselerin bencil düşüncelerine, enaniyetle geçen ömürlerine rağmen böyle kimselerin olması bizim için hem rehber, hem de hayatı ne amaçla yaşadığımızı hatırlatan bir örnek. Hayat ne kadar uzun yaşadığımızdan ibaret değil, yaşadığımız anları ne kadar dolu yaşadığımızdan ibarettir. Peygamberimiz(sav)’in de dediği gibi: ”Bir insanın gerçek zenginliği onun dünyada yaptığı iyiliklerdir.” Her şey bir yana, belki de bizi bu uğurda yürüten, bizden umut bekleyen minik bir çocuğun bakışları, bizi görünce yüzünde beliren masumane tatlı gülüşüdür.”

Birgül Barçin, Dönem 4

     Taveo, minik yaşına ve cüssesine rağmen büyük dertlere göğüs germek zorunda kalan büyük bir kahramanın hikayesi. İnsanın hayatta sahip olduğu ufak şeylerin bile ne kadar önemli ve değerli olduğunu hatırlatan ve bunun getirdiği sorumluluğu fark etmeyi sağlayan bir hikaye. Bu sorumluluk bilinciyle bir fark yaratma, bu minik cüsseli büyük kahramanların hayatlarına dokunma bilinci oluşturan bir hikaye. Afrika’da adı, hikayesi duyulmamış nice Taveo mevcut. Aslında yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri de, Taveo gibi kitaplarla bu hikayeleri duyurmak ve acıyı biraz da olsa paylaşmak. Taveo’yu, hikayesini ve acısını fark etmek. Bilmenin getirdiği sorumluluğu yüklenmek. Okunması gereken bir kitap, bir hayat Taveo.

Hatice Feyza Dilek, Dönem 5

     Bazen takdir ettiğimiz, özendiğimiz insanlar ve işler olur. Taveo tam da onları anlatıyor işte. “Keşke bir gün ben de yapabilsem” deyip imrendiğimiz işleri. Kitabı okurken içimde fıtratımızda olan o masumiyeti, sıcaklığı ve samimiyeti hissettim. Eşit olduğumuzu, aynı gökyüzünün altında yaşadığımızı ve aslında benzer hikayeleri dinlediğimizi hatırladım. “Veren el alan elden üstündür.” buyuran Peygamberimiz (sav)’in bu sözüyle bize ne anlattığını kavramaya belki de biraz daha yaklaştım. “Veren el” olmanın sadece zekat ve sadakadan ibaret olmadığını, insanın verirken de alabileceğini öğrendim. Velhasıl insanlığımı hatırladım, okuyun, siz de hatırlayın…

Yusuf İhsan Özdilek, Dönem 4